İzlenimler
Murat Bozok - 29 Temmuz 2010
Dün öğlen, Mutfak Sanatları Akademisinde, soru-cevap seklinde gecen bir toplantı vardı. Son kısmına Mehmet Gürs'te katildi ve elimizden geldiğince, genç öğrencilerin meraklarını gidermeye çalıştık. Kanımca, hayli pozitif ve olumlu bir toplantı oldu.
MSA'nın Alkent'teki eski binasına bir kere gitmiştim ama Maslak'taki bu yeni binalarında daha önce bulunmamıştım. Harika bir yer olmuş. Çok acık söyleyebilirim, 10 sene önce okuduğum Johnson & Wales'teki dersliklerden çok daha iyi dizayn edilmiş. Ekipmanlar, bir şef olarak beni kıskandırdı.
Mehmet (Aksel) Bey'in gönlünü bu ise koyduğu belli. Koleksiyonu, yeni açacağı laboratuar ve davet ettiği efsanevi şeflerden bahsederken gözleri parıldıyordu. Gastronomi dünyasında Türkiye’yi hak ettiği yerlere taşıyacak değerlerin temellerinin, bu okullarda atıldığına inanıyorum...
http://www.muratbozok.com/2010/07/msa.html#comments
Şebnem Boklan - Efes Pilsen Lisanslı Markalar, Pazarlama Müdürü
Beck’s markamız ile Mutfak Sanatları Akademisi işbirliğimize 2007 yılından itibaren kesintisiz olarak devam etmekteyiz. “Farkın Seçimindir” sloganı ile hareket eden, kendisine kaliteli seçimleri layık gören bir kitlenin tercihi olan Beck’s markamız ile tarzıyla farklılaşmış Mutfak Sanatları Akademisi’ nin vermiş olduğu faydanın çok örtüştüğünü düşünüyoruz.
“Beck’s ile Dünya Mutfakları” workshopları ile kendi mutfağının aşçısı olmak isteyen yemek severleri, seçtikleri bir dünya mutfağı menüsünü yaparken, gündelik hayatlarının yoğunluğundan birkaç saatliğine de olsa uzaklaşmak isteyen iş dünyasının profesyonellerini ağırlıyoruz.
Mutfak Sanatları Akademisi ile özel sektör çalışanlarına Beck’s eşliğinde dünya mutfaklarının farklı tatlarını yapma ve tatma şansını sunuyoruz. Bugüne kadar Mutfak Sanatları Akademisi’nde İtalyan Mutfağı, El Yapımı Makarna ve Pizzalar, Çin Mutfağı, Party Foods ve Sushi gibi birçok yemek workshopu düzenledik ve 1.000 den fazla profesyoneli ağırladık. Bu sene de Mutfak Sanatları Akademisi ile beraber şehrin karmaşasında insanlara hem eğlenip hem de biraz soluklanacakları dünya mutfakları deneyimini yaşatmaya devam edeceğiz.
Burcu ÇALIŞKAN - Borusan Holding, İnsan Kaynakları
“Beck’s ile Dünya Mutfakları” organizasyonunu Mutfak Sanatları Akademisi’ nde gerçekleştirdik ve çok keyif aldık, gerçekten çok eğlendik. Böyle bir organizasyonu beğenmeme şansımız yoktu ve asla geri veremeyeceğimiz bir deneyimdi.
Mutfak Sanatları Akademisi’ nin ortamı, eğitmenleri harikaydı, bundan iyisini düşünemiyorum. Organizasyonda en ufak ayrıntı bile düşünülmüştü ve her şey çok güzeldi, tekrarını kesinlikle istiyoruz.
Döndükten sonra katılanlar deneyimlerini ve çektikleri fotoğrafları katılmayanlara paylaştılar ve detaylarla anlattılar, gelemeyenlerde inanılmaz bir pişmanlık oldu.
Resimlere durup durup bakılıyor ve resimlerden bile o keyifli anlar tekrar yaşanıyor.
Anlatılmaz yaşanır denen bu deneyimi tarif etmek imkânsıza yakın sanırım. Hem karnımız, hem ruhumuz eğlenceye doydu.
Bize bu fırsatı verdikleri için başta Beck’s ve Mutfak Sanatları Akademisi’ ne çok teşekkür ederiz.
Tefal Besleyici ve Lezzetli Blogger Buluşması ile ilgili bir alıntı....
Tefal zaten başlı başına bir marka...Söyleyecek aslında çok fazla söz yok. Hepimizin mutfaklarında baş tacı:)
İyi ki varsın Tefal:) Hayatımızı kolaylaştırdığın için teşekkürler...
İnanın Tefal markası ve bu kıymetli ekibiyle İstanbul'a en uzak nokta da bile buluşup yemekler pişirebilirim.
çok iyi bir organizasyon düzenlemişler...Zamanın nasıl geçtiğini hiç ama hiç anlamadım...
Her ayrıntıyı düşünmüşler,bizlerle tek tek ilgilenip keyifli dakikalar geçirmemiz için çabaladılar.Güler yüzlerini hiç esirgemediler bizden sağolsunlar:)
Kendi mutfağımda yemek pişiriyor kadar rahattım:)
Sevgili Esra Hanım, Sevgili Zümrüt Hanım, Sevgili Emrah Bey,Sevgili Ömer Bey, Sevgili Emine hanım ,Sevgili şefimiz Aykut Bey ve tüm ekip arkadaşları, MSA'ya ve TEFAL'e bu keyifli gün için çok teşekkür ederim.
http://zeyneple.blogspot.com/
Kursa başlamadan önce aklımda pek çok acaba ile başlayan sorular vardı. Sevgili hocalarımız Hasan Ünlü, Damla Kanmaz ve Soner Göksu'nun denetiminde başlayan pasta ve ekmek yolculuğumuz bütün sorularımın cevabı oldu. Sınıfımızın vazgeçilmez yardımcılarından Ali Bey’ in ve Zehra Hanım’ ın da isimlerini anmadan geçemeyeceğim. Onlar olmasa bu yolculuk bu kadar tatlı geçmezdi.
Yıllarca bir elim bilgisayarda, diğer elim telefon ve dosyalarda idi. Şimdi ise bir elim unda diğer elim şekerde, ama bu un ve şeker arasına da teknoloji girmiş. Araştırmak, ödev yapmak, proje hazırlamak, yenilikleri takip etmek, en yeni ve en kapsamlı bilgiye ulaşmak hatta bu konuda hangi kitaplar var, onları bulabilmek bile bilgisayar ve internet ağı içinde araştırmayı gerektiriyor. Bu kurs ister meslek edinmek; ki bu konuda profesyonel bir OKUL, ister mutfak bilgi ve tecrübesini artırmak, ister hobi olarak...... Yani her anlamda çok başarılı bir okul.
Bu okuldan edindiğim bilgiler ile önce kendi evimin mutfağını ve minik kilerimi HACCP kurallarına göre baştan düzenledim. Sevgili Cüneyt hocamızın mutfakta güvenlik ve hijyen derslerinden sonra kendimi HACCP sorumlusu olarak görüp annemin ve kız kardeşimin mutfağına da el attım. Pasta ve ekmek derslerimiz ikinci ayının henüz bitiyor olmasına rağmen sınıf arkadaşlarımız ile sanki uzun yıllardır pasta ve ekmek yapıyormuşuz gibi bir çalışma ortamı oluştu.
Aynı zamanda Sayın Mete Alpay'ın müthiş bilgi birikimini az da olsa aldığımız birkaç dersle bizlerle paylaşması; yiyecek içecek işletmesinde maliyet hesapları, mönü planlama, yield hesaplamaları, bir restoran, pastane veya cafe açmanın sorumlulukları, prosedürleri, depolama, satın alma, eleman yetiştirme, müşteri memnuniyeti, iş güvenliği ve bu konular ile ilgili bizim aklımıza gelmeyen pek çok konunun burada tek tek, bir bir anlatılıyor olması inanılmaz.
Keşke pasta ve ekmek derslerinin sonunda aşçılık dersleri de olsa dedirtecek kadar başarılı ve profesyonel bir ortam.
Bu kadar profesyonel ve ciddi bir eğitim aldığım için kendimi çok şanslı hissediyorum.
Tüm MSA çalışanlarının içtenliğine, samimiyetine, sabrına, teşekkür ediyorum.
İnci Alkan – Ekim ‘ 2008 Pasta ve Ekmekçilik sınıfı öğrencisi
Burada olmayı, bugüne kadar kendimle ilgili verdiğim en doğru karar olarak görüyorum. Eğlendiğim, öğrendiğim, dinlendiğim, yorulduğum, dersten çıktığımda gülümsüyor olduğum bir yerdeyim. Umarım herkes de benim varlığımdan mutludur...
Papatya Terzi – Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
MSA’ ya başladıktan sonra hayata bakış açım değişti. Kendimi çok iyi hissettim. Öncelikle mutlu oldum. Hergün yeni bir şey öğrenmenin keyfini yaşadım. Yemek konusunda bilmediğim o kadar çok şey varmış ki, bunları okula başladıktan sonra daha iyi anladım. Ortam çok güzel, eğitmenlerimiz çok iyi, buraya başlamakla çok iyi bir şey yaptığımı her geçen gün daha iyi anlıyorum. MSA’ ya ve eğitmenlerimize teşekkür ediyorum.
Şükran Alıcı - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
Mesleğin bütün gerçeklerini bize sabırla öğreten öğretmenlerimden çok memnunum. Öğrendiklerimi uygulamaya çalışıyorum. Kısaca her şeyden memnun kaldım. Uygulamalı eğitimlerin olması çok güzel.
Eti Samur - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
MSA’ ya katılmadan önce içimde hep “acaba beni kabul edecekler mi, acaba başarabilecek miyim” diye bir soru işareti vardı. Fakat MSA’ ya başladığım günden bu yana gördüklerim ve yaptıklarım başlamadan önceki kaygılarımı sonlandırdı. Her sabah güler yüzle bizi karşılayan hocalarımız, sıcak ve sempatik bir ortamda eğitim almamızı sağlıyor.
Kısacası mutluyum, mutluyuz, mutlular...
Hasan Rıza Erciğer - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
MSA ortamıyla, bilgili ve anlayışlı şefleri ile birlikte aşçılığa ilk adımı atmamızı sağlıyor.
Teşekkür ederiz.
M. Cansu Turunç - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
Burada öğrendiklerim bana kendi adıma çok doğru bir karar vererek doğru bir adım attığımı hissettirdi. Yiyecek içecek işine gönül veren ve nereden başlayacağını bilemeyenler için de atılması gereken doğru bir adım burası.
Dilek Özenir - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
Aşçılık mesleğini öğrenebileceğiniz, iyi eğitimi, deneyimli hocaları ile Avrupa standartlarında bir eğitim veren, sıcak bir ortamı olan eğitim yuvası; MSA.
Emre Öztürk - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
Aşçılık, yorucu fakat tam anlamı ile mükemmel ve eğlenceli bir meslek. MSA ‘ da istediğiniz her şeyin karşılığını fazlasıyla alabiliyorsunuz. Mükemmel dakikalar geçirmek, eğlenceyle birlikte yemek yapmak için ideal bir okul.
Aysu Kara - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
Kişinin planlanmış olan hayatını bir anda değiştirebilen bir mesleğe adım atmamızı sağlayabilecek inanılmaz bir okul burası. İşin aslı MSA anlatılmaz, yaşanır!
Fırat Yanardağ - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
Hayatımda verdiğim en doğru kararlardan biriydi MSA’ ya yazılmak. Gerek ortam, gerek hocaların ders anlatması ve davranış biçimleri çok güzel ve doğru. Yoğun geçmesine rağmen eğlenceli zamanlarımız da oluyor. Herkesin bu deneyimi yaşaması lazım.
Burcu Doğan - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
Müthiş bir eğitmen kadrosu ile Türkiye standartlarının üzerinde eğitimi öngören ve uygulayan MSA ailesine teşekkür ediyorum.
Mustafa Üçbilek - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
MSA için söyleyebileceğim kısaca; zoru kolayca öğrenmemizi sağlayan, temiz, deneyimli ve tecrübeli…
Mert Özbayoğlu - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
Merhaba Mete Bey;
Biz Cihangir'de İstanbul Suites adıyla 3 ay önce açılan bir butik oteliz. Mutfak şefimiz Burak Erkurt'u da sizin okulunuz sayesinde bulduk.
Kendisiyle yaklaşık 6 aydır çalışmaktayız (ön hazırlık ayları da dahil) ve hem el lezzetinden hem de bilgisinden çok memnunuz. Size tekrar teşekkür etmek istedik, böyle eğitimli ve gelişmelere açık kişileri yetiştirdiğiniz için.
İyi çalışmalar...
Seçil Erdoğan - WITT ISTANBUL SUITES
Hayatınızı, yaşadıklarınızı ve yaşamakta olduklarınızı düşündünüz mü hiç ?
Hayat bana göre kapılarla dolu bir yolculuk….
Kimi zaman kapıların kapandığı ya da kapatılmak zorunda kalındığı,
Kimi zaman da içinde ne olduğunu bilmeden açtığınız kapıların olduğu .…
MSA benim için hayatımda tesadüfen açılan bir kapı işte…
Beni neyin beklediğini bilmeden açtığım bir kapı….
Büyülü bir yer burası
Uzun zamandır içinizde olan ama bir türlü dışarı çıkıp haykıramayan bir ses….
Açtığım bu kapıdan haykırarak çıkıyorum şimdi, mutlu , keyifli ve kararlı…
Ve şimdi bu yazıyı merak edip okuyan herkese haykırıyorum…
KESİNLİKLE DOĞRU YERDESİNİZ …HAYDİ AÇIN ŞU KAPIYI …
Hayat deneyimime kattığınız bu güzel yolculuk için sonsuz teşekkürler…
Görkem Soylu
MSA İŞLETME 29. Dönem
Böyle bir kurumda eğitim aldığım için ve bu yaşlara gelip de birşeyleri bildiğimizi düşünürken (sınıftaki diğer arkadaşlarım da aynı fikirdeler) kahve, şarap dahil ne kadar çok konuda ne kadar az bilgili olduğumuzu görmek büyük bir deneyimdi. Başta Mehmet Aksel olmak üzere üzerimizde emeği geçen herkese binlerce teşekkürler..
Harika bir oluşum gördüm. Biraz ucundan da olsa bu oluşumun ufak bir parçası dahi olmak çok güzeldi. Bu kadar pozitif ve konusuna hakim insanın bir çatı altında toplanmış olması insana mutlululuk ve güven veriyor. Umarım bu oluşum her sektöre bu ciddiyette yayılarak bulaşır. Çok teşekkür ederim, bu kadar profesyonelce ve ciddiyetle bir okul açıp işlettiğiniz için. Başarılar... Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.
Paşa Hampartsum Boyacı - 29. Dönem
Yiyecek İçecek İşletmeciliği eğitiminde bizimle bilgilerini paylaşan, ilgilenen, pozitif düşünmemi sağlayan Sn.Mehmet Aksel, Sn.Osman Serim, Sn.Mete Alpay ve Sn.Cüneyt Gürbüzel’e ve diğer hocalarıma, her sabah bizi güleryüzle karşılayan idari kadroya teşekkür ederim. Bundan sonra açacağım işletmemde, daha bilinçli davranıp, emin adımlarla yavaş yavaş, sistemli, programlı çalışacağım. Bana bu güveni ve desteği veren MSA’dir. Görüşmek üzere..
Esin Budak - 29. Dönem
Bu kurs sayesinde nereye ait olduğumu daha iyi anladım. Eğitmenlerimiz çok yeterliydi. Çok güzel arkadaşlıklarımız oldu. Kurs süresince hiçbir problemle karşılaşmadık. Eğitim bittikten sonra gerektiğinde Osman beyi arayabileceğimizi bilmenin bile bedeli ödenmez.
Cahide Ülger - 29. Dönem
Bir Tutam Zencefil, Aman!
18 Nisan 2008
Çin mutfağına ilgim azdı, yok denecek kadar az. Ne tatlı-ekşi sosu severdim, ne kızarmış pirinci ne de bambu filizini. Varsa yoksa; domates sos, beşamel sos, barbekü sos… Derken bir dönüm noktası geldi çattı, Mutfak Sanatları Akademisi’nin (www.msa.tc) Beck’s sponsorluğundaki “Çin Mutfağı” workshop’una katıldım. Yemediğim ne oyster sos kaldı, ne soya, ne kızarmış wanton, ne de tofu! Hatta şu an en sevdiğim yemekler listesinde bir numarada: “Oyster Soslu Bonfileli Noodle” var. Eğer yemek kursuna gitmeye hevesleniyorsanız, bu hevesinizi ertelemeyin derim. Zira, hem eğleniyorsunuz, hem de evde denemek için harika reçeteleriniz oluyor elinizde. Ayrıca kendi yaptığınız yemekleri hiç değilse bir kere tattığınızdan yemek repertuarınız genişliyor. MSA’da sistem şöyle; önce üzerinizde yemek yapmanızı zorlaştıracak fazlalıkları çıkartmanız için dolapların olduğu odaya yönlendiriliyorsunuz. Çantanızı, yüzüğünüzü, saatinizi çıkartıp, mutfağa giriyorsunuz. Mutfakta her istasyonda (kesme tahtası, lavabo ve tezgâhtan oluşan her bölüme istasyon deniyor) 2 kişi çalışıyor. Tam ortada şef duruyor, gerçi o dakikadan sonra şef değil “öğretmeniniz” o artık sizin! Veee yemekleri yapmaya başlıyorsunuz. Yaklaşık 3 saat sonra önünüzde Tavuk ve Shiitake Mantarlı Ekşi Çorba, Kızarmış Wanton, Chili Biberli ve Hindistan Cevizli Karnabahar ve Kızarmış Dondurma gibi birbirinden leziz yemekler duruyor. Üstelik hepsi de sizin elinizden çıkmış! (Bir de İtalyan Yemekleri kursuna gittiğinizi düşünün, hangi yemekleri yapacağınızı ve tadacağınızı düşünürken ağzınızın suyunu da kontrol edin!) Yemekleri yaptıkça teker teker tadına da bakıyorsunuz ama hepsini bitiremediğiniz için -isterseniz- kaplara koyup eve götürebiliyorsunuz. Hem eğlenceli, hem mide doyurucu hem de eğitici bu aktiviteyi mutfağa ilgisi olan olmayan herkese tavsiye ediyorum.
Nevra Candaner
Timeout Dergisi
http://www.timeoutistanbul.com/blog.php?m=detail_blog&blId=59
Profesyonel aşcılık eğitiminde 3. haftam doldu. Üç hafta için umduğumdan çok ilerideyim.
Bir sistemin beni sürekli donatarak,keyifle,heyecanla,saygıyla,istekle, ileriye taşıdıgını hissediyorum.eğitmenlerin heyecanı ve öğretme isteği mutlaka size ulaşıyor.
Sn.Mehmet Aksel'e şunu söylemek istiyorum. Evet bu bir ticari başarıdır.Pekçok ticari başarı öyküsü var.Ancak benim dikkatimi çeken,düzgün,kaliteli,saygılı,uzman insan kaynaklarınız. bence gerçek başarınız bu.
Batıda yaşam hedefleri,sonu belli olmayan düz bir çizgi üzerinde belirlenmiş noktalar şeklindedir. Bir noktaya gelindiğinde,bir sonraki nokta hedefin olur.
Anlamsız, tatminsiz ve sonsuzdur. Doğu felsefelerinde ise yaşam daireseldir. Başladığın noktaya tekrar döndüğünde,önemli olan bu noktaya farklı biri olarak gelmendir.
Bu olmazsa yolculuğun boşa geçmiştir ve önemsizdir. Ben umuyorum ki MSA'nın kapısına çıkış için tekrar geldiğimde, çok anlamlı ve dolu bir yolculuk yapmış ve zenginleşmiş olacağım.
Size ve tüm kadronuza teşekkürler.
Osman Keyder A13
Mutfak Sanatları Akademisi,
Saygıdeğer Mehmet Aksel, sevk ve idarenizde bulunan W.M.S.A.’daki öğrencilik dönemimde karşılaşmakta olduğum yapıcı yaklaşımlarınızı görmekten, gelen geri bildirimlere gösterdiğiniz akılcı çözümlerden, kurumsal yönetim ve modern işletmecilik teknikleri açısından akademik araştırma konusu olabilecek nitelikteki yaklaşımlarınızdan ve de sonuçlandırmalarda her zaman için pozitif, kazan-kazan şeklindeki mahir hareketilernizden dolayı, en derin saygılarımı sunar, okulumuzun böyle devam etmesinin, gerek kurumun, gerekse öğrencilerin geleceğindeki önemini, “fark etmenizden” dolayı en kalbi duygularımla teşekkür ederim.
Ayrıca saygıdeğer hocam Sn. Mete Alpay Beyefendi'nin pedagojik performansındaki üstün gayret ve emellerinin her türlü övgüye layık olduğunu görüyor, ona en derin saygı ve teşekkürlerimi sunuyor ve de onun öğrencisi olmanın gururunu yaşıyorum.
Mete Alpay Beyefendi ve ekibindekiler gibi eğitmenlerle çalışmanın bir şans olduğunu düşünüyor ve okulumuzun her zaman için böyle devam etmesini diliyorum.
Saygılarımla,
A 10 Öğrencilerinden Şengül ÖÇAL
Sevgili dostlar,
Öncelikle şunu belirteyim ki ilk defa böyle bir mektup yazıyorum. Bunun sebebi de aldığım keyfi sizlerle paylaşmak ve farklı arayışları olanlara da yol gösterebilmek. Perşembe akşamı Mutfak Sanatları Akademisinde çok keyifli bir atölye çalışmasına katıldım ve bu keyfi sizlerle paylaşmak istedim. Belki aranızda bu Akademiyi hiç duymamış olanlar vardır, o nedenle kısaca bahsedeyim. Mutfak Sanatları Akademisi çok özel bir aşçılık okulu. Çay kahve yapımından tutun da, restoran işletmeciliğine kadar her konuyu içine alan geniş bir eğitim müfredatına sahip. Bu eğitim programının dışında hobi olarak atölye çalışmalarına katılmak isteyenler için de farklı içeriklerden oluşan eğitim programları var. Ben de Perşembe akşamı Pratik Yemeklerle ilgili bir çalışmaya katıldım. Atölye çalışması son teknoloji ile, eksiksiz olarak hazırlanmış istasyon mutfaklardan oluşan pırıl pırıl bir salon. Keyifli bir müzik, arzu ettiğiniz içki ve ortamı hem keyifli hem de eğlenceli hale getiren şefimiz ve eğitmenimiz Uğur Bey ile yaklaşık 3,5 saat süren bir çalışma esnasında birbirinden lezzetli ve pratik yemekler yaptık. Çalışmaya katılanlar farklı iş kollarında çalışıp burada hem bir şeyler öğrenmek hem de günün stresinden uzaklaşarak keyifli anlar yaşamak isteyenlerden oluşuyordu. Aramızda hiç mutfağa girmemiş olanlar vardı ama Şefimizin yönlendirmeleri ile muhteşem yemekler yaptılar. Kısacası pişirdik, yedik, içtik eğlendik. Herkese bu aktivitelere katılmasını tavsiye ederim. Hele kendi arkadaş gruplarınızı oluşturup da katılırsanız inanın çok keyif alacaklarsınız. Şirketlerde de takım çalışmasını ve iletişimi güçlendirme adına yapılabilecek son derece keyifli bir çalışma. Ben takrar Akademinin kurucusu sevgili Mehmet Beye ve aktiviteye katılmama önayak olan Tülin hanıma ve keyifli anlar yaşamamıza vesile olan tüm atölye ekibine gönülden teşekkür ediyorum.
Zerrin Toker
Merhabaaaaaa,
Bir kurs düşünün ki, size girmek istediğiniz veya içinde olduğunuz “iş”te para kazanmayı, önemli noktalarda para kaybetmemeyi, zaman kaybetmemeyi ve müşteri kaybetmemeyi öğretsin. Bir kurs düşünün ki, bu “iş”te yapılması gerekli herşeyi, düşünülmesi gereken her detayı, tek tek ele alsın, bunlardan konu başlıkları yaratsın ve bir kurs düşünün ki bu kursu aldığınızda sizi ülkenin konularındaki tartışmasız uzmanları ile buluştursun. Nasıl?...
İşte size “Metro Yiyecek İçecek İşletmeciliği Kursu”. 18 teorik, 18 uygulamalı ders ve 3 gezi programından oluşan müthiş bir kurgu.
Harikasınız,
21. Dönem Öğrencileri
Belki çok iyi yemek yaptığınız için arkadaşlarınız israr ediyor bir cafe açmanıza, belki işinizden gerçekten çok SIKILDINIZ, kendi zevkinize uygun bir Fransız restaurantı bulamadığınız için orayı bizzat açmayı hayal ediyor, ya da ev kadınlığı size yetmediği için, günün bir kısmını butik pastanenizde pasta yaparak geçirmek istiyor da olabilirsiniz.
Farketmez.
Bu kursta birsey öğrenecekseniz eğer, o da bu isin öyle romantik 'ah bir cafem olsa!' ya da kendinden emin 'Bir cafem olacaktı ki!' basitliğinin çok ötesinde, bir mevzu olduğu olacak!
Eğer her sabah en geç 07:00'de işinizin başında olamayacaksanız, akşam çıkmadan o günün kasasını bütün detaylarıyla kapatamayacaksanız, bir yandan minimum stok durumunuzun ne olması gerektiğini, bir yandan menüyü ve yemek maliyetlerini hazırlarken, bir yandan da o haftanın siparişlerini, sevkiyat gün ve saatlerini ayarlarken, aşçınıza 'somonları poşe et, yanına julyen doğranmış sebze sote, hollandaise sosla servis' diyemeyecekseniz, 'blanch' etmenin ne demek olduğunu, buzdolabınızın nasıl düzenlenmesi gerektiğini ya da hijyeni nasıl sağlayacagınızı bilmiyorsanız, bu işi unutun gitsin. Çünkü sizin o masabaşı işinizin bir noktada gözünüze cennet gibi görünmeye başlama ihtimali çok yüksek. Ama şunu bilmelisiniz ki, kurs sonunda gözünüz korkup cafe açmasanız bile, en azından yemek, sarap ve genel kültürünüz inanılmaz ilerleyecek.
Cumartesi günleri, altını çizerek söylüyorum, benim gibi 'yumurta kırmayı bilmeyenleriniz bile' eve dönüp yaptıkları yemek, sos, ekmek, tatlı, pastalarla arkadaşlarını şaşırtacak seviyelere gelecek, eh bir de hafta sonuna Mete, Sefer ve özellikle Fatih ustanın elinden acaip lezzetli yemekler yiyerek başlayacaksiniz. Daha ne olsun!
Kursun tek dezavantaji bundan sonra gittiginiz her yerde, mekanda, dekorasyonda, yediklerinizde, garsonlarda, serviste, sunumda kusur bulmak olacak. Mesleki deformasyon, kurs bitmeden başlıyor anlayacağınız.
İşletme kursu 'ilk tertiplerden'
Banu K. Yelkovan
Radikal Gazetesi Futbol Yazarı
Tüm Mutfak Sanatları Akademisi çalışanları,
Kendi iş hayatımızın ve çocuklar iş ev üçgenin içinde öyle bir tempoyla koşuşturuyoruz ki, durup bir mola vermek (ama gezerek, ama dinlenerek, ama okuyarak) vazgeçilmez ve zevkli oluyor. Şimdi yeni bir mola keşfetmenin mutluluğunu yaşıyorum. Açıkcası 12.02.2005 cumartesi çikolata kursuna gelirken bu kadar eğleneceğimi düşünmemiştim.
Genelde bu tip kurslara gidersiniz ve öğrendikleriniz orada kalır. Çünkü öğrendiklerinizi uygulamak için bir yığın alet edavat ki daha endüstriyel olanlardır bunlar ve zor bulunabilecek gıda malzemeleri gerekir. Ama Sefer şefimiz o şahane truffları evde de kesinlikle yapılabileceğini öğretti. Seyredip, hoşça vakit geçirip dönmedik. Gerçekten öğrendik. Kızlarım çikolataları yediklerinde artık hazır çikolata istemediklerini söylediler ki bu beni çok sevindirdi, onların damaklarının farkı algılaması çok hoşuma gitti.
Öncelikle geçirdiğim o 4 saat için teşekkür ediyorum. Ama edindiğim bu yeni öğretiye devam etmek istiyorum. Dolayısıyla da workshopların değişik gün ve saatlere aktarılmasını da istiyorum. Örneğin sushi kursu bir ay hafta içi ise bir ay hafta sonu olsun veya ekmekçilik bir ay hafta içi ise yine ertesi akşam saatleri yada cumartesi olsun. Hafta içi kurslara katılımımız güç çünkü.
Çalışmalarınızın devamını ve kalıcılığını dilerken sevgi dolu günler sizinle olsun...
Ayşem Başoğlu
Kurumsal hayata elveda deyip bir cafede çalışmaya başladığımda, bunu nasıl profesyonel bir hayata dönüştürebileceğimi düşünüyordum. Öyle ya, kurumsal hayattaki disiplin bize önce araştırma ve deneme yapmayı, sonra sonuçlarını analiz edip bir rapor haline getirmeyi, ardından beklentileri rakamlara dökmeyi ve en sonda nihayet hayata geçirmeyi öğretmemiş miydi? Bu "proses"ten nasıl vazgeçebilirdik ki? Ben deneme ve araştırma safhasındaydım işte, ama devamı nasıl olacaktı. Eşe dosta mı danışacaktık, yoksa yaşayarak öğrenelim deyip sermayeyi bu kadar kolay riske mi atacaktık? Türkiye'de bunun okulu yok derken; Mutfak Sanatlari Akademisi'nin açıldığından ve Yiyecek & İçecek İşletmeciliği Sertifika Programı’ndan haberdar oldum. Bu beni o kadar sevindirdi ki, anlatamam.
Uzaktan çok kolaymış gibi görünen cafe işletmeciliğinin, işin içine girince karmaşık olduğunu fark ediyordum. Tüm bu öğrendiklerimi bir toparlamak istiyordum. İstediğim her konuyu, her detayı ben MSA’da buldum! Yavaş yavaş her detayı derleyip toparlıyorum. Yeni işime hakimiyetim gün geçtikçe ufak ufak daha da artıyor. MSA beni o kadar tatmin etti ki… Mehmet Bey’in azmi ve çalışkanlığı, gönül vermişliği, ekibinin ilgisi, nezaketi, işletmenin ciddiyeti, en önemlisi de program süresiyle sınırlı kalmayacak, her daim bu yeni iş hayatimda bana yardımcı olacaklarına dair bende bıraktıkları güven duygusu... Keyifle başladığım bu iş hayatım, çalıştığım yerin dört duvarıyla sınırlı kalmadan bana kocaman bir dünya yarattı. Artık herseyden daha haberdarım, bu sektörün dinamizminin içerisindeyim. Bunu sağlayan MSA’dır. Bu sektöre geçiş için çok önemli bir tuğla. İstanbul, halen cafe ve restaurant açısından bakir! 24 saat uyumayan çok genç nüfuslu bir şehir. Bu potansiyel ve hareketlilik çarkının içine girmeden insan nasıl yerinde durabilir benim aklım almıyor. İste bu yüzden MSA’da ders veren her bir değerli insan bize kocaman birer firsat. Aynı zamanda sektörün kaliteleşmesi, sağlıklı müesseselerin açılmasına da önemli bir katkı olduğunu da düşünüyorum.
Etiler Alkent’te yeralan bu güzel yerin kapısından her içeri girişimde, mükemmellik hedefine doğru bir adım daha atmış buluyorum onları, bir yenilikler olmuş yine... Ben evime dönup yatıp uyuyorum da, MSA hiç uyumuyor mu ne?
Mehmet Bey’e ve tüm samimi, tatlı ekibine binlerce tesekkür.
Saygı ve sevgilerimle,
Neslihan AKMAN (from Mangerie )
Merhaba,
MSA'nın düzenlediği Yiyecek & İçecek İşletmeciliği sertifika programının ilk öğrencilerindenim. Bu programa başlamadan önce uzun zamandır hayalini kurduğum yiyecek-içecek işletmemi doğru bilgiler aracılığıyla açabilmek tek amacımdı. Benim için birilerinin önderlik yapması gerekiyordu. Ben de bunun için okulunuzu seçtim. Tabii ki başlamadan önce bazı korku ve endişelerim vardı. Ya memnun kalmazsam, ya bu kurs için harcayacağım zamana değmezse vb. soru işaretleri aklımın bir köşesindeydi.
Ancak bu programı hazırlayanların ve program içinde yer alan herkesin yakın ilgisi ve sorulan tüm sorulara net cevaplar verebilmesi sonucunda kafamdaki tüm soru işaretleri kalktı. En azından sektöre girmeden önce pembe gözlükle bakmamam gerektiğini öğrendim. Negatif ve pozitif tüm yönleriyle sektörü bu programda öğrenme şansı buldum. En iyi yanı ise sektörle ilgili herşeyi hem teoriyle hem de pratik yaparak öğrenme şansımın olması. Ayrıca kurs saatleri dışında da öğrencilere özel ilgi ve alaka gösterilmesi benim için artı bir değerdir.
Bizim böyle bir programla sektörü daha iyi tanıma şansı elde edebilmemizi sağlayan herkese, başta Mehmet Aksel ve Osman Serim olmak üzere, en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Hayriye Öztürk
4 Ocak 2005’te başlayıp 3,5 ay süren Mutfak Sanatları Akademisi, Yiyecek İçecek İşletmeciliği kursunun ilk mezunları olan bizler, bu süre boyunca hem harika vakit geçirdik, hem güzel dostluklar edindik, hem de galiba biraz ‘iş’ öğrendik. Benim açımdan çok verimli ve çok zevkli bir kurstu. Salı ve Cumartesi’leri artık bir boşluk hissedeceğim. Mehmet, Osman bey, Fatih, Mete bey ve katkısı olan herkese teşekkürü borç biliyorum. İnşallah tüm kurs arkadaşlarımla bir gün bir yerlerde buluşmak dileğiyle...
Ali Güven
Beklemediğim kadar güzel 3,5 ay geçirdim burada. Fatih hoca, hem yemeklerin hem de sohbetin güzeldi. Her şey için çok teşekkür ederim.
Hayriye Öztürk
İlk olarak her şey için teşekkür etmek istiyorum. Bize tahammül ettiğiniz, tariflerinizi paylaştığınız ve sonsuz sabrınız için tekrar tekrar teşekkürler. Çok sıcak, samimi ve profesyonel bir ortamda ders gördük ve bundan çok memnun kaldık. Aramızda oluşan bu bağı koparmamak ve buluşmak dileğiyle.
Arzu Hürdoğan Özmen
Sevgili Fatih, sana her şey için teşekkür etmek istiyorum. Bize başka hiçbir kursta olmayan, işin inceliklerini ve püf noktalarını göstermek gibi bir incelikte bulundun. Alçak gönüllülüğün için teşekkürler. Hayatında başarılar demiyorum çünkü öyle olacağını biliyorum. Hayatın huzurlu, sağlıklı ve bol hayırlı kazançlı olsun.
Figen Canbaz
Merakla başladığım kurs, güzel arkadaşlıklar ve bir dolu bilgi ile sona ermek üzere… Mutfak Sanatları Akademisi’ne geldiğim için şanslı olduğumu düşünüyorum. Umarım kurs uzun süreli ilişkiler için de başlangıç olur. Ve hatta girişimler için, başarılar için… Herkes için istedikleri olması dileğiyle.
Birgül Ünal
Tahmin etmediğim kadar iyi zamanlar, bütün öğrettikleriniz, paylaştığınız tecrübe ve tarifleriniz, yedirdiğiniz nefis yemekleriniz ve hatta içirdiğiniz şaraplarınız… Her şey için çok teşekkürler,
Banu K. Yelkovan
“Burada olmayan, hiçbir yerdedir.”
Metin Ramayana
Bana öğrettiğiniz her şey için teşekkür ederim. Antakya’dan gelip burayı ve sizleri tanıdığım için mutluyum. Yeni bir iş yapmayı düşünürken sizleri arkamda hissetmek bana çok büyük bir kuvvet verecek. Antakya’dan ,
Sabriye Çiper
25 yıllık ev hanımlığımdan sonra bile öğrenilecek çok şey varmış, bunu burada her biri birbirinden değerli şeflerimizden öğrendim. Her seferinde büyük bir merakla geliyorum ve çok mutlu ayrılıyorum. Hepinizin yolu açık olsun, ellerinize sağlık. Sizleri tanımak yeni arkadaşlarla tanışmak çok güzel. Başarılarınızın devamını diliyorum.
Zeynep Dönmez
“Yiyecek İçecek İşletmeciliği” kursuna ilk başvurduğum zaman kursun içeriğinin benim kafamdaki sorulara cevap vereceğini umuyordum. Bugün son dersimizi yaptık. Öncelikle sizlere, Sn. Osman Serim’e ve beraber çalıştığımız kıymetli şeflere teşekkür etmek istiyorum. Osman bey’in bize aktardığı değerli bilgiler ve tecrübeleri, kafamdaki tüm sorulara fazlasıyla cevap verdi. Ayrıca bu işe girişmeden önce iyice planlayarak, düşünerek, temkinle ama yaratıcılık, cesaret ve özveriyle başlamamızın gerekliliğini öğretti.
Şeflerden çok pratik, gerekli ve lezzetli bilgi ve tarifleri öğrendik. Böyle bir kursun eksikliği ve gerekliliğini hep hissediyordum. İyi ki bu kursu açtınız ve ben de katıldım. Ayrıca, profesyonel hayattan, mimar, muhasebeci, hijyen uzmanları gibi profesyonellerin eğitime katılması da faydalı oldu. Kursun sonuna geldiğimizde bu konuda daha aydınlanmış, yeni bir girişime daha hazır ama daha ayaklarım yere basarak bilinçli bir şekilde bu konuda eğitilmiş olduğumuzu hissediyorum.
Bu kursu yapanların ve katılanların sektöre olumlu yönde katkıları olacağına inanıyorum. Çok teşekkürler, başarılarınızın devamını dilerim.
Ayşe Sümer
Hayatıma şu ana kadar katılmış en lezzetli tatsınız… Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Vanessa Susar
22 Mart 2005 tarihinde başlamış olduğum çalışmamı bugün, 3 Mayıs 2005 tarihinde tamamladım. Çok güzel geçen çalışmam sonunda çok güzel lezzetler öğrendim. Teşekkürlerimi sunarım.
Hale Çulha
Dün öğlen, Mutfak Sanatları Akademisinde, soru-cevap seklinde gecen bir toplantı vardı. Son kısmına Mehmet Gürs'te katildi ve elimizden geldiğince, genç öğrencilerin meraklarını gidermeye çalıştık. Kanımca, hayli pozitif ve olumlu bir toplantı oldu.
MSA'nın Alkent'teki eski binasına bir kere gitmiştim ama Maslak'taki bu yeni binalarında daha önce bulunmamıştım. Harika bir yer olmuş. Çok acık söyleyebilirim, 10 sene önce okuduğum Johnson & Wales'teki dersliklerden çok daha iyi dizayn edilmiş. Ekipmanlar, bir şef olarak beni kıskandırdı.
Mehmet (Aksel) Bey'in gönlünü bu ise koyduğu belli. Koleksiyonu, yeni açacağı laboratuar ve davet ettiği efsanevi şeflerden bahsederken gözleri parıldıyordu. Gastronomi dünyasında Türkiye’yi hak ettiği yerlere taşıyacak değerlerin temellerinin, bu okullarda atıldığına inanıyorum...
http://www.muratbozok.com/2010/07/msa.html#comments
Şebnem Boklan - Efes Pilsen Lisanslı Markalar, Pazarlama Müdürü
Beck’s markamız ile Mutfak Sanatları Akademisi işbirliğimize 2007 yılından itibaren kesintisiz olarak devam etmekteyiz. “Farkın Seçimindir” sloganı ile hareket eden, kendisine kaliteli seçimleri layık gören bir kitlenin tercihi olan Beck’s markamız ile tarzıyla farklılaşmış Mutfak Sanatları Akademisi’ nin vermiş olduğu faydanın çok örtüştüğünü düşünüyoruz.
“Beck’s ile Dünya Mutfakları” workshopları ile kendi mutfağının aşçısı olmak isteyen yemek severleri, seçtikleri bir dünya mutfağı menüsünü yaparken, gündelik hayatlarının yoğunluğundan birkaç saatliğine de olsa uzaklaşmak isteyen iş dünyasının profesyonellerini ağırlıyoruz.
Mutfak Sanatları Akademisi ile özel sektör çalışanlarına Beck’s eşliğinde dünya mutfaklarının farklı tatlarını yapma ve tatma şansını sunuyoruz. Bugüne kadar Mutfak Sanatları Akademisi’nde İtalyan Mutfağı, El Yapımı Makarna ve Pizzalar, Çin Mutfağı, Party Foods ve Sushi gibi birçok yemek workshopu düzenledik ve 1.000 den fazla profesyoneli ağırladık. Bu sene de Mutfak Sanatları Akademisi ile beraber şehrin karmaşasında insanlara hem eğlenip hem de biraz soluklanacakları dünya mutfakları deneyimini yaşatmaya devam edeceğiz.
Burcu ÇALIŞKAN - Borusan Holding, İnsan Kaynakları
“Beck’s ile Dünya Mutfakları” organizasyonunu Mutfak Sanatları Akademisi’ nde gerçekleştirdik ve çok keyif aldık, gerçekten çok eğlendik. Böyle bir organizasyonu beğenmeme şansımız yoktu ve asla geri veremeyeceğimiz bir deneyimdi.
Mutfak Sanatları Akademisi’ nin ortamı, eğitmenleri harikaydı, bundan iyisini düşünemiyorum. Organizasyonda en ufak ayrıntı bile düşünülmüştü ve her şey çok güzeldi, tekrarını kesinlikle istiyoruz.
Döndükten sonra katılanlar deneyimlerini ve çektikleri fotoğrafları katılmayanlara paylaştılar ve detaylarla anlattılar, gelemeyenlerde inanılmaz bir pişmanlık oldu.
Resimlere durup durup bakılıyor ve resimlerden bile o keyifli anlar tekrar yaşanıyor.
Anlatılmaz yaşanır denen bu deneyimi tarif etmek imkânsıza yakın sanırım. Hem karnımız, hem ruhumuz eğlenceye doydu.
Bize bu fırsatı verdikleri için başta Beck’s ve Mutfak Sanatları Akademisi’ ne çok teşekkür ederiz.
Tefal Besleyici ve Lezzetli Blogger Buluşması ile ilgili bir alıntı....
Tefal zaten başlı başına bir marka...Söyleyecek aslında çok fazla söz yok. Hepimizin mutfaklarında baş tacı:)
İyi ki varsın Tefal:) Hayatımızı kolaylaştırdığın için teşekkürler...
İnanın Tefal markası ve bu kıymetli ekibiyle İstanbul'a en uzak nokta da bile buluşup yemekler pişirebilirim.
çok iyi bir organizasyon düzenlemişler...Zamanın nasıl geçtiğini hiç ama hiç anlamadım...
Her ayrıntıyı düşünmüşler,bizlerle tek tek ilgilenip keyifli dakikalar geçirmemiz için çabaladılar.Güler yüzlerini hiç esirgemediler bizden sağolsunlar:)
Kendi mutfağımda yemek pişiriyor kadar rahattım:)
Sevgili Esra Hanım, Sevgili Zümrüt Hanım, Sevgili Emrah Bey,Sevgili Ömer Bey, Sevgili Emine hanım ,Sevgili şefimiz Aykut Bey ve tüm ekip arkadaşları, MSA'ya ve TEFAL'e bu keyifli gün için çok teşekkür ederim.
http://zeyneple.blogspot.com/
Kursa başlamadan önce aklımda pek çok acaba ile başlayan sorular vardı. Sevgili hocalarımız Hasan Ünlü, Damla Kanmaz ve Soner Göksu'nun denetiminde başlayan pasta ve ekmek yolculuğumuz bütün sorularımın cevabı oldu. Sınıfımızın vazgeçilmez yardımcılarından Ali Bey’ in ve Zehra Hanım’ ın da isimlerini anmadan geçemeyeceğim. Onlar olmasa bu yolculuk bu kadar tatlı geçmezdi.
Yıllarca bir elim bilgisayarda, diğer elim telefon ve dosyalarda idi. Şimdi ise bir elim unda diğer elim şekerde, ama bu un ve şeker arasına da teknoloji girmiş. Araştırmak, ödev yapmak, proje hazırlamak, yenilikleri takip etmek, en yeni ve en kapsamlı bilgiye ulaşmak hatta bu konuda hangi kitaplar var, onları bulabilmek bile bilgisayar ve internet ağı içinde araştırmayı gerektiriyor. Bu kurs ister meslek edinmek; ki bu konuda profesyonel bir OKUL, ister mutfak bilgi ve tecrübesini artırmak, ister hobi olarak...... Yani her anlamda çok başarılı bir okul.
Bu okuldan edindiğim bilgiler ile önce kendi evimin mutfağını ve minik kilerimi HACCP kurallarına göre baştan düzenledim. Sevgili Cüneyt hocamızın mutfakta güvenlik ve hijyen derslerinden sonra kendimi HACCP sorumlusu olarak görüp annemin ve kız kardeşimin mutfağına da el attım. Pasta ve ekmek derslerimiz ikinci ayının henüz bitiyor olmasına rağmen sınıf arkadaşlarımız ile sanki uzun yıllardır pasta ve ekmek yapıyormuşuz gibi bir çalışma ortamı oluştu.
Aynı zamanda Sayın Mete Alpay'ın müthiş bilgi birikimini az da olsa aldığımız birkaç dersle bizlerle paylaşması; yiyecek içecek işletmesinde maliyet hesapları, mönü planlama, yield hesaplamaları, bir restoran, pastane veya cafe açmanın sorumlulukları, prosedürleri, depolama, satın alma, eleman yetiştirme, müşteri memnuniyeti, iş güvenliği ve bu konular ile ilgili bizim aklımıza gelmeyen pek çok konunun burada tek tek, bir bir anlatılıyor olması inanılmaz.
Keşke pasta ve ekmek derslerinin sonunda aşçılık dersleri de olsa dedirtecek kadar başarılı ve profesyonel bir ortam.
Bu kadar profesyonel ve ciddi bir eğitim aldığım için kendimi çok şanslı hissediyorum.
Tüm MSA çalışanlarının içtenliğine, samimiyetine, sabrına, teşekkür ediyorum.
İnci Alkan – Ekim ‘ 2008 Pasta ve Ekmekçilik sınıfı öğrencisi
Burada olmayı, bugüne kadar kendimle ilgili verdiğim en doğru karar olarak görüyorum. Eğlendiğim, öğrendiğim, dinlendiğim, yorulduğum, dersten çıktığımda gülümsüyor olduğum bir yerdeyim. Umarım herkes de benim varlığımdan mutludur...
Papatya Terzi – Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
MSA’ ya başladıktan sonra hayata bakış açım değişti. Kendimi çok iyi hissettim. Öncelikle mutlu oldum. Hergün yeni bir şey öğrenmenin keyfini yaşadım. Yemek konusunda bilmediğim o kadar çok şey varmış ki, bunları okula başladıktan sonra daha iyi anladım. Ortam çok güzel, eğitmenlerimiz çok iyi, buraya başlamakla çok iyi bir şey yaptığımı her geçen gün daha iyi anlıyorum. MSA’ ya ve eğitmenlerimize teşekkür ediyorum.
Şükran Alıcı - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
Mesleğin bütün gerçeklerini bize sabırla öğreten öğretmenlerimden çok memnunum. Öğrendiklerimi uygulamaya çalışıyorum. Kısaca her şeyden memnun kaldım. Uygulamalı eğitimlerin olması çok güzel.
Eti Samur - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
MSA’ ya katılmadan önce içimde hep “acaba beni kabul edecekler mi, acaba başarabilecek miyim” diye bir soru işareti vardı. Fakat MSA’ ya başladığım günden bu yana gördüklerim ve yaptıklarım başlamadan önceki kaygılarımı sonlandırdı. Her sabah güler yüzle bizi karşılayan hocalarımız, sıcak ve sempatik bir ortamda eğitim almamızı sağlıyor.
Kısacası mutluyum, mutluyuz, mutlular...
Hasan Rıza Erciğer - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
MSA ortamıyla, bilgili ve anlayışlı şefleri ile birlikte aşçılığa ilk adımı atmamızı sağlıyor.
Teşekkür ederiz.
M. Cansu Turunç - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
Burada öğrendiklerim bana kendi adıma çok doğru bir karar vererek doğru bir adım attığımı hissettirdi. Yiyecek içecek işine gönül veren ve nereden başlayacağını bilemeyenler için de atılması gereken doğru bir adım burası.
Dilek Özenir - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
Aşçılık mesleğini öğrenebileceğiniz, iyi eğitimi, deneyimli hocaları ile Avrupa standartlarında bir eğitim veren, sıcak bir ortamı olan eğitim yuvası; MSA.
Emre Öztürk - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
Aşçılık, yorucu fakat tam anlamı ile mükemmel ve eğlenceli bir meslek. MSA ‘ da istediğiniz her şeyin karşılığını fazlasıyla alabiliyorsunuz. Mükemmel dakikalar geçirmek, eğlenceyle birlikte yemek yapmak için ideal bir okul.
Aysu Kara - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
Kişinin planlanmış olan hayatını bir anda değiştirebilen bir mesleğe adım atmamızı sağlayabilecek inanılmaz bir okul burası. İşin aslı MSA anlatılmaz, yaşanır!
Fırat Yanardağ - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
Hayatımda verdiğim en doğru kararlardan biriydi MSA’ ya yazılmak. Gerek ortam, gerek hocaların ders anlatması ve davranış biçimleri çok güzel ve doğru. Yoğun geçmesine rağmen eğlenceli zamanlarımız da oluyor. Herkesin bu deneyimi yaşaması lazım.
Burcu Doğan - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
Müthiş bir eğitmen kadrosu ile Türkiye standartlarının üzerinde eğitimi öngören ve uygulayan MSA ailesine teşekkür ediyorum.
Mustafa Üçbilek - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
MSA için söyleyebileceğim kısaca; zoru kolayca öğrenmemizi sağlayan, temiz, deneyimli ve tecrübeli…
Mert Özbayoğlu - Ekim’ 2008 Aşçılık Öğle sınıfı öğrencisi
Merhaba Mete Bey;
Biz Cihangir'de İstanbul Suites adıyla 3 ay önce açılan bir butik oteliz. Mutfak şefimiz Burak Erkurt'u da sizin okulunuz sayesinde bulduk.
Kendisiyle yaklaşık 6 aydır çalışmaktayız (ön hazırlık ayları da dahil) ve hem el lezzetinden hem de bilgisinden çok memnunuz. Size tekrar teşekkür etmek istedik, böyle eğitimli ve gelişmelere açık kişileri yetiştirdiğiniz için.
İyi çalışmalar...
Seçil Erdoğan - WITT ISTANBUL SUITES
Hayatınızı, yaşadıklarınızı ve yaşamakta olduklarınızı düşündünüz mü hiç ?
Hayat bana göre kapılarla dolu bir yolculuk….
Kimi zaman kapıların kapandığı ya da kapatılmak zorunda kalındığı,
Kimi zaman da içinde ne olduğunu bilmeden açtığınız kapıların olduğu .…
MSA benim için hayatımda tesadüfen açılan bir kapı işte…
Beni neyin beklediğini bilmeden açtığım bir kapı….
Büyülü bir yer burası
Uzun zamandır içinizde olan ama bir türlü dışarı çıkıp haykıramayan bir ses….
Açtığım bu kapıdan haykırarak çıkıyorum şimdi, mutlu , keyifli ve kararlı…
Ve şimdi bu yazıyı merak edip okuyan herkese haykırıyorum…
KESİNLİKLE DOĞRU YERDESİNİZ …HAYDİ AÇIN ŞU KAPIYI …
Hayat deneyimime kattığınız bu güzel yolculuk için sonsuz teşekkürler…
Görkem Soylu
MSA İŞLETME 29. Dönem
Böyle bir kurumda eğitim aldığım için ve bu yaşlara gelip de birşeyleri bildiğimizi düşünürken (sınıftaki diğer arkadaşlarım da aynı fikirdeler) kahve, şarap dahil ne kadar çok konuda ne kadar az bilgili olduğumuzu görmek büyük bir deneyimdi. Başta Mehmet Aksel olmak üzere üzerimizde emeği geçen herkese binlerce teşekkürler..
Sibel Mert - 29. Dönem
Harika bir oluşum gördüm. Biraz ucundan da olsa bu oluşumun ufak bir parçası dahi olmak çok güzeldi. Bu kadar pozitif ve konusuna hakim insanın bir çatı altında toplanmış olması insana mutlululuk ve güven veriyor. Umarım bu oluşum her sektöre bu ciddiyette yayılarak bulaşır. Çok teşekkür ederim, bu kadar profesyonelce ve ciddiyetle bir okul açıp işlettiğiniz için. Başarılar... Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.
Paşa Hampartsum Boyacı - 29. Dönem
Yiyecek İçecek İşletmeciliği eğitiminde bizimle bilgilerini paylaşan, ilgilenen, pozitif düşünmemi sağlayan Sn.Mehmet Aksel, Sn.Osman Serim, Sn.Mete Alpay ve Sn.Cüneyt Gürbüzel’e ve diğer hocalarıma, her sabah bizi güleryüzle karşılayan idari kadroya teşekkür ederim. Bundan sonra açacağım işletmemde, daha bilinçli davranıp, emin adımlarla yavaş yavaş, sistemli, programlı çalışacağım. Bana bu güveni ve desteği veren MSA’dir. Görüşmek üzere..
Esin Budak - 29. Dönem
Bu kurs sayesinde nereye ait olduğumu daha iyi anladım. Eğitmenlerimiz çok yeterliydi. Çok güzel arkadaşlıklarımız oldu. Kurs süresince hiçbir problemle karşılaşmadık. Eğitim bittikten sonra gerektiğinde Osman beyi arayabileceğimizi bilmenin bile bedeli ödenmez.
Cahide Ülger - 29. Dönem
Bir Tutam Zencefil, Aman!
18 Nisan 2008
Çin mutfağına ilgim azdı, yok denecek kadar az. Ne tatlı-ekşi sosu severdim, ne kızarmış pirinci ne de bambu filizini. Varsa yoksa; domates sos, beşamel sos, barbekü sos… Derken bir dönüm noktası geldi çattı, Mutfak Sanatları Akademisi’nin (www.msa.tc) Beck’s sponsorluğundaki “Çin Mutfağı” workshop’una katıldım. Yemediğim ne oyster sos kaldı, ne soya, ne kızarmış wanton, ne de tofu! Hatta şu an en sevdiğim yemekler listesinde bir numarada: “Oyster Soslu Bonfileli Noodle” var. Eğer yemek kursuna gitmeye hevesleniyorsanız, bu hevesinizi ertelemeyin derim. Zira, hem eğleniyorsunuz, hem de evde denemek için harika reçeteleriniz oluyor elinizde. Ayrıca kendi yaptığınız yemekleri hiç değilse bir kere tattığınızdan yemek repertuarınız genişliyor. MSA’da sistem şöyle; önce üzerinizde yemek yapmanızı zorlaştıracak fazlalıkları çıkartmanız için dolapların olduğu odaya yönlendiriliyorsunuz. Çantanızı, yüzüğünüzü, saatinizi çıkartıp, mutfağa giriyorsunuz. Mutfakta her istasyonda (kesme tahtası, lavabo ve tezgâhtan oluşan her bölüme istasyon deniyor) 2 kişi çalışıyor. Tam ortada şef duruyor, gerçi o dakikadan sonra şef değil “öğretmeniniz” o artık sizin! Veee yemekleri yapmaya başlıyorsunuz. Yaklaşık 3 saat sonra önünüzde Tavuk ve Shiitake Mantarlı Ekşi Çorba, Kızarmış Wanton, Chili Biberli ve Hindistan Cevizli Karnabahar ve Kızarmış Dondurma gibi birbirinden leziz yemekler duruyor. Üstelik hepsi de sizin elinizden çıkmış! (Bir de İtalyan Yemekleri kursuna gittiğinizi düşünün, hangi yemekleri yapacağınızı ve tadacağınızı düşünürken ağzınızın suyunu da kontrol edin!) Yemekleri yaptıkça teker teker tadına da bakıyorsunuz ama hepsini bitiremediğiniz için -isterseniz- kaplara koyup eve götürebiliyorsunuz. Hem eğlenceli, hem mide doyurucu hem de eğitici bu aktiviteyi mutfağa ilgisi olan olmayan herkese tavsiye ediyorum.
Nevra Candaner
Timeout Dergisi
http://www.timeoutistanbul.com/blog.php?m=detail_blog&blId=59
Profesyonel aşcılık eğitiminde 3. haftam doldu. Üç hafta için umduğumdan çok ilerideyim.
Bir sistemin beni sürekli donatarak,keyifle,heyecanla,saygıyla,istekle, ileriye taşıdıgını hissediyorum.eğitmenlerin heyecanı ve öğretme isteği mutlaka size ulaşıyor.
Sn.Mehmet Aksel'e şunu söylemek istiyorum. Evet bu bir ticari başarıdır.Pekçok ticari başarı öyküsü var.Ancak benim dikkatimi çeken,düzgün,kaliteli,saygılı,uzman insan kaynaklarınız. bence gerçek başarınız bu.
Batıda yaşam hedefleri,sonu belli olmayan düz bir çizgi üzerinde belirlenmiş noktalar şeklindedir. Bir noktaya gelindiğinde,bir sonraki nokta hedefin olur.
Anlamsız, tatminsiz ve sonsuzdur. Doğu felsefelerinde ise yaşam daireseldir. Başladığın noktaya tekrar döndüğünde,önemli olan bu noktaya farklı biri olarak gelmendir.
Bu olmazsa yolculuğun boşa geçmiştir ve önemsizdir. Ben umuyorum ki MSA'nın kapısına çıkış için tekrar geldiğimde, çok anlamlı ve dolu bir yolculuk yapmış ve zenginleşmiş olacağım.
Size ve tüm kadronuza teşekkürler.
Osman Keyder A13
Mutfak Sanatları Akademisi,
Saygıdeğer Mehmet Aksel, sevk ve idarenizde bulunan W.M.S.A.’daki öğrencilik dönemimde karşılaşmakta olduğum yapıcı yaklaşımlarınızı görmekten, gelen geri bildirimlere gösterdiğiniz akılcı çözümlerden, kurumsal yönetim ve modern işletmecilik teknikleri açısından akademik araştırma konusu olabilecek nitelikteki yaklaşımlarınızdan ve de sonuçlandırmalarda her zaman için pozitif, kazan-kazan şeklindeki mahir hareketilernizden dolayı, en derin saygılarımı sunar, okulumuzun böyle devam etmesinin, gerek kurumun, gerekse öğrencilerin geleceğindeki önemini, “fark etmenizden” dolayı en kalbi duygularımla teşekkür ederim.
Ayrıca saygıdeğer hocam Sn. Mete Alpay Beyefendi'nin pedagojik performansındaki üstün gayret ve emellerinin her türlü övgüye layık olduğunu görüyor, ona en derin saygı ve teşekkürlerimi sunuyor ve de onun öğrencisi olmanın gururunu yaşıyorum.
Mete Alpay Beyefendi ve ekibindekiler gibi eğitmenlerle çalışmanın bir şans olduğunu düşünüyor ve okulumuzun her zaman için böyle devam etmesini diliyorum.
Saygılarımla,
A 10 Öğrencilerinden Şengül ÖÇAL
Sevgili dostlar,
Öncelikle şunu belirteyim ki ilk defa böyle bir mektup yazıyorum. Bunun sebebi de aldığım keyfi sizlerle paylaşmak ve farklı arayışları olanlara da yol gösterebilmek. Perşembe akşamı Mutfak Sanatları Akademisinde çok keyifli bir atölye çalışmasına katıldım ve bu keyfi sizlerle paylaşmak istedim. Belki aranızda bu Akademiyi hiç duymamış olanlar vardır, o nedenle kısaca bahsedeyim. Mutfak Sanatları Akademisi çok özel bir aşçılık okulu. Çay kahve yapımından tutun da, restoran işletmeciliğine kadar her konuyu içine alan geniş bir eğitim müfredatına sahip. Bu eğitim programının dışında hobi olarak atölye çalışmalarına katılmak isteyenler için de farklı içeriklerden oluşan eğitim programları var. Ben de Perşembe akşamı Pratik Yemeklerle ilgili bir çalışmaya katıldım. Atölye çalışması son teknoloji ile, eksiksiz olarak hazırlanmış istasyon mutfaklardan oluşan pırıl pırıl bir salon. Keyifli bir müzik, arzu ettiğiniz içki ve ortamı hem keyifli hem de eğlenceli hale getiren şefimiz ve eğitmenimiz Uğur Bey ile yaklaşık 3,5 saat süren bir çalışma esnasında birbirinden lezzetli ve pratik yemekler yaptık. Çalışmaya katılanlar farklı iş kollarında çalışıp burada hem bir şeyler öğrenmek hem de günün stresinden uzaklaşarak keyifli anlar yaşamak isteyenlerden oluşuyordu. Aramızda hiç mutfağa girmemiş olanlar vardı ama Şefimizin yönlendirmeleri ile muhteşem yemekler yaptılar. Kısacası pişirdik, yedik, içtik eğlendik. Herkese bu aktivitelere katılmasını tavsiye ederim. Hele kendi arkadaş gruplarınızı oluşturup da katılırsanız inanın çok keyif alacaklarsınız. Şirketlerde de takım çalışmasını ve iletişimi güçlendirme adına yapılabilecek son derece keyifli bir çalışma. Ben takrar Akademinin kurucusu sevgili Mehmet Beye ve aktiviteye katılmama önayak olan Tülin hanıma ve keyifli anlar yaşamamıza vesile olan tüm atölye ekibine gönülden teşekkür ediyorum.
Zerrin Toker
Merhabaaaaaa,
Bir kurs düşünün ki, size girmek istediğiniz veya içinde olduğunuz “iş”te para kazanmayı, önemli noktalarda para kaybetmemeyi, zaman kaybetmemeyi ve müşteri kaybetmemeyi öğretsin. Bir kurs düşünün ki, bu “iş”te yapılması gerekli herşeyi, düşünülmesi gereken her detayı, tek tek ele alsın, bunlardan konu başlıkları yaratsın ve bir kurs düşünün ki bu kursu aldığınızda sizi ülkenin konularındaki tartışmasız uzmanları ile buluştursun. Nasıl?...
İşte size “Metro Yiyecek İçecek İşletmeciliği Kursu”. 18 teorik, 18 uygulamalı ders ve 3 gezi programından oluşan müthiş bir kurgu.
Harikasınız,
21. Dönem Öğrencileri
Belki çok iyi yemek yaptığınız için arkadaşlarınız israr ediyor bir cafe açmanıza, belki işinizden gerçekten çok SIKILDINIZ, kendi zevkinize uygun bir Fransız restaurantı bulamadığınız için orayı bizzat açmayı hayal ediyor, ya da ev kadınlığı size yetmediği için, günün bir kısmını butik pastanenizde pasta yaparak geçirmek istiyor da olabilirsiniz.
Farketmez.
Bu kursta birsey öğrenecekseniz eğer, o da bu isin öyle romantik 'ah bir cafem olsa!' ya da kendinden emin 'Bir cafem olacaktı ki!' basitliğinin çok ötesinde, bir mevzu olduğu olacak!
Eğer her sabah en geç 07:00'de işinizin başında olamayacaksanız, akşam çıkmadan o günün kasasını bütün detaylarıyla kapatamayacaksanız, bir yandan minimum stok durumunuzun ne olması gerektiğini, bir yandan menüyü ve yemek maliyetlerini hazırlarken, bir yandan da o haftanın siparişlerini, sevkiyat gün ve saatlerini ayarlarken, aşçınıza 'somonları poşe et, yanına julyen doğranmış sebze sote, hollandaise sosla servis' diyemeyecekseniz, 'blanch' etmenin ne demek olduğunu, buzdolabınızın nasıl düzenlenmesi gerektiğini ya da hijyeni nasıl sağlayacagınızı bilmiyorsanız, bu işi unutun gitsin. Çünkü sizin o masabaşı işinizin bir noktada gözünüze cennet gibi görünmeye başlama ihtimali çok yüksek. Ama şunu bilmelisiniz ki, kurs sonunda gözünüz korkup cafe açmasanız bile, en azından yemek, sarap ve genel kültürünüz inanılmaz ilerleyecek.
Cumartesi günleri, altını çizerek söylüyorum, benim gibi 'yumurta kırmayı bilmeyenleriniz bile' eve dönüp yaptıkları yemek, sos, ekmek, tatlı, pastalarla arkadaşlarını şaşırtacak seviyelere gelecek, eh bir de hafta sonuna Mete, Sefer ve özellikle Fatih ustanın elinden acaip lezzetli yemekler yiyerek başlayacaksiniz. Daha ne olsun!
Kursun tek dezavantaji bundan sonra gittiginiz her yerde, mekanda, dekorasyonda, yediklerinizde, garsonlarda, serviste, sunumda kusur bulmak olacak. Mesleki deformasyon, kurs bitmeden başlıyor anlayacağınız.
İşletme kursu 'ilk tertiplerden'
Banu K. Yelkovan
Radikal Gazetesi Futbol Yazarı
Tüm Mutfak Sanatları Akademisi çalışanları,
Kendi iş hayatımızın ve çocuklar iş ev üçgenin içinde öyle bir tempoyla koşuşturuyoruz ki, durup bir mola vermek (ama gezerek, ama dinlenerek, ama okuyarak) vazgeçilmez ve zevkli oluyor. Şimdi yeni bir mola keşfetmenin mutluluğunu yaşıyorum. Açıkcası 12.02.2005 cumartesi çikolata kursuna gelirken bu kadar eğleneceğimi düşünmemiştim.
Genelde bu tip kurslara gidersiniz ve öğrendikleriniz orada kalır. Çünkü öğrendiklerinizi uygulamak için bir yığın alet edavat ki daha endüstriyel olanlardır bunlar ve zor bulunabilecek gıda malzemeleri gerekir. Ama Sefer şefimiz o şahane truffları evde de kesinlikle yapılabileceğini öğretti. Seyredip, hoşça vakit geçirip dönmedik. Gerçekten öğrendik. Kızlarım çikolataları yediklerinde artık hazır çikolata istemediklerini söylediler ki bu beni çok sevindirdi, onların damaklarının farkı algılaması çok hoşuma gitti.
Öncelikle geçirdiğim o 4 saat için teşekkür ediyorum. Ama edindiğim bu yeni öğretiye devam etmek istiyorum. Dolayısıyla da workshopların değişik gün ve saatlere aktarılmasını da istiyorum. Örneğin sushi kursu bir ay hafta içi ise bir ay hafta sonu olsun veya ekmekçilik bir ay hafta içi ise yine ertesi akşam saatleri yada cumartesi olsun. Hafta içi kurslara katılımımız güç çünkü.
Çalışmalarınızın devamını ve kalıcılığını dilerken sevgi dolu günler sizinle olsun...
Ayşem Başoğlu
Kurumsal hayata elveda deyip bir cafede çalışmaya başladığımda, bunu nasıl profesyonel bir hayata dönüştürebileceğimi düşünüyordum. Öyle ya, kurumsal hayattaki disiplin bize önce araştırma ve deneme yapmayı, sonra sonuçlarını analiz edip bir rapor haline getirmeyi, ardından beklentileri rakamlara dökmeyi ve en sonda nihayet hayata geçirmeyi öğretmemiş miydi? Bu "proses"ten nasıl vazgeçebilirdik ki? Ben deneme ve araştırma safhasındaydım işte, ama devamı nasıl olacaktı. Eşe dosta mı danışacaktık, yoksa yaşayarak öğrenelim deyip sermayeyi bu kadar kolay riske mi atacaktık? Türkiye'de bunun okulu yok derken; Mutfak Sanatlari Akademisi'nin açıldığından ve Yiyecek & İçecek İşletmeciliği Sertifika Programı’ndan haberdar oldum. Bu beni o kadar sevindirdi ki, anlatamam.
Uzaktan çok kolaymış gibi görünen cafe işletmeciliğinin, işin içine girince karmaşık olduğunu fark ediyordum. Tüm bu öğrendiklerimi bir toparlamak istiyordum. İstediğim her konuyu, her detayı ben MSA’da buldum! Yavaş yavaş her detayı derleyip toparlıyorum. Yeni işime hakimiyetim gün geçtikçe ufak ufak daha da artıyor. MSA beni o kadar tatmin etti ki… Mehmet Bey’in azmi ve çalışkanlığı, gönül vermişliği, ekibinin ilgisi, nezaketi, işletmenin ciddiyeti, en önemlisi de program süresiyle sınırlı kalmayacak, her daim bu yeni iş hayatimda bana yardımcı olacaklarına dair bende bıraktıkları güven duygusu... Keyifle başladığım bu iş hayatım, çalıştığım yerin dört duvarıyla sınırlı kalmadan bana kocaman bir dünya yarattı. Artık herseyden daha haberdarım, bu sektörün dinamizminin içerisindeyim. Bunu sağlayan MSA’dır. Bu sektöre geçiş için çok önemli bir tuğla. İstanbul, halen cafe ve restaurant açısından bakir! 24 saat uyumayan çok genç nüfuslu bir şehir. Bu potansiyel ve hareketlilik çarkının içine girmeden insan nasıl yerinde durabilir benim aklım almıyor. İste bu yüzden MSA’da ders veren her bir değerli insan bize kocaman birer firsat. Aynı zamanda sektörün kaliteleşmesi, sağlıklı müesseselerin açılmasına da önemli bir katkı olduğunu da düşünüyorum.
Etiler Alkent’te yeralan bu güzel yerin kapısından her içeri girişimde, mükemmellik hedefine doğru bir adım daha atmış buluyorum onları, bir yenilikler olmuş yine... Ben evime dönup yatıp uyuyorum da, MSA hiç uyumuyor mu ne?
Mehmet Bey’e ve tüm samimi, tatlı ekibine binlerce tesekkür.
Saygı ve sevgilerimle,
Neslihan AKMAN (from Mangerie )
Merhaba,
MSA'nın düzenlediği Yiyecek & İçecek İşletmeciliği sertifika programının ilk öğrencilerindenim. Bu programa başlamadan önce uzun zamandır hayalini kurduğum yiyecek-içecek işletmemi doğru bilgiler aracılığıyla açabilmek tek amacımdı. Benim için birilerinin önderlik yapması gerekiyordu. Ben de bunun için okulunuzu seçtim. Tabii ki başlamadan önce bazı korku ve endişelerim vardı. Ya memnun kalmazsam, ya bu kurs için harcayacağım zamana değmezse vb. soru işaretleri aklımın bir köşesindeydi.
Ancak bu programı hazırlayanların ve program içinde yer alan herkesin yakın ilgisi ve sorulan tüm sorulara net cevaplar verebilmesi sonucunda kafamdaki tüm soru işaretleri kalktı. En azından sektöre girmeden önce pembe gözlükle bakmamam gerektiğini öğrendim. Negatif ve pozitif tüm yönleriyle sektörü bu programda öğrenme şansı buldum. En iyi yanı ise sektörle ilgili herşeyi hem teoriyle hem de pratik yaparak öğrenme şansımın olması. Ayrıca kurs saatleri dışında da öğrencilere özel ilgi ve alaka gösterilmesi benim için artı bir değerdir.
Bizim böyle bir programla sektörü daha iyi tanıma şansı elde edebilmemizi sağlayan herkese, başta Mehmet Aksel ve Osman Serim olmak üzere, en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Hayriye Öztürk
4 Ocak 2005’te başlayıp 3,5 ay süren Mutfak Sanatları Akademisi, Yiyecek İçecek İşletmeciliği kursunun ilk mezunları olan bizler, bu süre boyunca hem harika vakit geçirdik, hem güzel dostluklar edindik, hem de galiba biraz ‘iş’ öğrendik. Benim açımdan çok verimli ve çok zevkli bir kurstu. Salı ve Cumartesi’leri artık bir boşluk hissedeceğim. Mehmet, Osman bey, Fatih, Mete bey ve katkısı olan herkese teşekkürü borç biliyorum. İnşallah tüm kurs arkadaşlarımla bir gün bir yerlerde buluşmak dileğiyle...
Ali Güven
Beklemediğim kadar güzel 3,5 ay geçirdim burada. Fatih hoca, hem yemeklerin hem de sohbetin güzeldi. Her şey için çok teşekkür ederim.
Hayriye Öztürk
İlk olarak her şey için teşekkür etmek istiyorum. Bize tahammül ettiğiniz, tariflerinizi paylaştığınız ve sonsuz sabrınız için tekrar tekrar teşekkürler. Çok sıcak, samimi ve profesyonel bir ortamda ders gördük ve bundan çok memnun kaldık. Aramızda oluşan bu bağı koparmamak ve buluşmak dileğiyle.
Arzu Hürdoğan Özmen
Sevgili Fatih, sana her şey için teşekkür etmek istiyorum. Bize başka hiçbir kursta olmayan, işin inceliklerini ve püf noktalarını göstermek gibi bir incelikte bulundun. Alçak gönüllülüğün için teşekkürler. Hayatında başarılar demiyorum çünkü öyle olacağını biliyorum. Hayatın huzurlu, sağlıklı ve bol hayırlı kazançlı olsun.
Figen Canbaz
Merakla başladığım kurs, güzel arkadaşlıklar ve bir dolu bilgi ile sona ermek üzere… Mutfak Sanatları Akademisi’ne geldiğim için şanslı olduğumu düşünüyorum. Umarım kurs uzun süreli ilişkiler için de başlangıç olur. Ve hatta girişimler için, başarılar için… Herkes için istedikleri olması dileğiyle.
Birgül Ünal
Tahmin etmediğim kadar iyi zamanlar, bütün öğrettikleriniz, paylaştığınız tecrübe ve tarifleriniz, yedirdiğiniz nefis yemekleriniz ve hatta içirdiğiniz şaraplarınız… Her şey için çok teşekkürler,
Banu K. Yelkovan
“Burada olmayan, hiçbir yerdedir.”
Metin Ramayana
Bana öğrettiğiniz her şey için teşekkür ederim. Antakya’dan gelip burayı ve sizleri tanıdığım için mutluyum. Yeni bir iş yapmayı düşünürken sizleri arkamda hissetmek bana çok büyük bir kuvvet verecek. Antakya’dan ,
Sabriye Çiper
25 yıllık ev hanımlığımdan sonra bile öğrenilecek çok şey varmış, bunu burada her biri birbirinden değerli şeflerimizden öğrendim. Her seferinde büyük bir merakla geliyorum ve çok mutlu ayrılıyorum. Hepinizin yolu açık olsun, ellerinize sağlık. Sizleri tanımak yeni arkadaşlarla tanışmak çok güzel. Başarılarınızın devamını diliyorum.
Zeynep Dönmez
“Yiyecek İçecek İşletmeciliği” kursuna ilk başvurduğum zaman kursun içeriğinin benim kafamdaki sorulara cevap vereceğini umuyordum. Bugün son dersimizi yaptık. Öncelikle sizlere, Sn. Osman Serim’e ve beraber çalıştığımız kıymetli şeflere teşekkür etmek istiyorum. Osman bey’in bize aktardığı değerli bilgiler ve tecrübeleri, kafamdaki tüm sorulara fazlasıyla cevap verdi. Ayrıca bu işe girişmeden önce iyice planlayarak, düşünerek, temkinle ama yaratıcılık, cesaret ve özveriyle başlamamızın gerekliliğini öğretti.
Şeflerden çok pratik, gerekli ve lezzetli bilgi ve tarifleri öğrendik. Böyle bir kursun eksikliği ve gerekliliğini hep hissediyordum. İyi ki bu kursu açtınız ve ben de katıldım. Ayrıca, profesyonel hayattan, mimar, muhasebeci, hijyen uzmanları gibi profesyonellerin eğitime katılması da faydalı oldu. Kursun sonuna geldiğimizde bu konuda daha aydınlanmış, yeni bir girişime daha hazır ama daha ayaklarım yere basarak bilinçli bir şekilde bu konuda eğitilmiş olduğumuzu hissediyorum.
Bu kursu yapanların ve katılanların sektöre olumlu yönde katkıları olacağına inanıyorum. Çok teşekkürler, başarılarınızın devamını dilerim.
Ayşe Sümer
Hayatıma şu ana kadar katılmış en lezzetli tatsınız… Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Vanessa Susar
22 Mart 2005 tarihinde başlamış olduğum çalışmamı bugün, 3 Mayıs 2005 tarihinde tamamladım. Çok güzel geçen çalışmam sonunda çok güzel lezzetler öğrendim. Teşekkürlerimi sunarım.
Hale Çulha
